12 Mart 2016 Cumartesi

BÖTE Nedir?

 "Alanımızı tam olarak tanıyor muyuz? Aileniz ya da çevrenizdekiler size okuduğunuz
bölümle ilgili sorular sorduğunda onlara nasıl bir açıklamada bulunuyorsunuz? En basit
anlamda bölümünüzün ismini  tam  olarak  söylediğinizde  ne  tepki  ile  karşılaşıyorsunuz?
Cevaplarınızı  duyar  gibiyim... Bilgisayar  bölümünde  ya  da  bilgisayar  öğretmenliğinde
okuyorum diyorum çoğunlukla, çünkü bilgisayar ve öğretim teknolojileri eğitimi bölümünde
okuyorum dese kimse beni anlamayacak. Peki ya siz! evrenizdekilere izah edemediğiniz
bu durumu kendinize açıklayabiliyor musunuz?"

 Makaleden aldığım bu pragraftaki soruyu kendim cevaplayacak olursam; akrabalarım ya da çevremdekiler bana okuduğum bölümü sorduklarında ben de bilgisayar öğretmenliği diyorum. Ve yukarıdaki şu cümleye de aynen katılıyorum "çünkü bilgisayar ve öğretim teknolojileri eğitimi bölümünde okuyorum desem kimse beni anlamayacak."
Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi isminde bilgisayarın ne olduğu anlaşılıyor peki ya öğretim teknolojisi nedir?

  "Öğretim teknolojisi, temelde 3 ana bileşenden oluşmaktadır. Bunlar; "Teknolojiler",
"Öğrenme Yaklaşımları" ve "Öğretim Sistemleri Geliştirme"dir. Peki, teknoloji denildiğinde
ne anlıyoruz? Bize alanda kullanılan 3 teknolojiye örnek verin deseler, aklımıza ilk gelecek
olanlar nelerdir? Bilgisayar, tablet, akıllı tahta... vb. cihazların isimlerini sıraladığınızı duyar
gibiyim. Ancak teknoloji kavramı bilinenin aksine sadece "elektronik cihazları" ifade etmek
için kullanılmaz. Aslında bu kavram bir problemin çözümü için kullanılan her türlü "yöntem,
teknik ve araçları" kapsamaktadır (Reiser, 2007). İnanmayacaksınız belki ama sınıfınızdaki
beyaz tahta hatta kâğıt ve kalem bile teknolojidir."

 "Öğretim  teknolojileri  alanında  bir  diğer  önemli  hususta  insan  öğrenmesinin  nasıl gerçekleştiğinin  bilinmesidir.  Çünkü  öğretim  tasarımcılarının  asıl  görevi  öğrenmeyi kolaylaştırmak ve insan performansını arttırmaktır. İnsan öğrenmesinin nasıl gerçekleştiğini bilmeden  ne  kadar  etkin  öğretim  ortamları  tasarlanabilir  ki!  Bu  noktada  öğrenme yaklaşımları  sunduğu  çeşitli  strateji  ve  teknikler  öğretim  tasarımcılarına  yol  gösterici olmuşlardır (Driscoll, 2007). "

Kısaca; "BÖTE bölümü öğrencileri, sanılanın aksine sadece bir teknolojik cihazın (bilgisayar) öğretmeni olmak için bu bölümü okumazlar. Öyle olsaydı her cihaz için bir öğretmenlikbölümünün açılması gerekirdi. Mesela; Buzdolabı öğretmenliği :) Kulağa komik geliyor değilmi?  Bu  tür  görüşler  bölümün  yeterince tanınmasını  engellemekte  ve  gelişimine  ket vurmaktadır. Bu nedenle bölümü okumakta olan ya da bu bölümünden mezun kişilerin alanın kapsamını iyi bilmesi, bölümün başkaları tarafından da fark edilmesini kendilerine misyon edinmesi gerekmektedir."

Kaynakça:
Makale Adı: BÖTE NEDİR? NASIL TANIMLANIR? OKUL MÜZESİYLE BAŞLAYAN SERÜVENDEN İNSAN PERFORMANS TEKNOLOJİLERİNE UZANAN YOLCULUK
Makale Yazarları: Hasan ÇAKIR, Ayça ÇEBİ, Seher ÖZCAN

5 Mart 2016 Cumartesi

Duyusal Bellek



 Bilgiyi edinmenin ilk aşaması duyusal kayıttır. Çevreden gelen uyarıcılar duyu organları yolu ile duyusal kayıda gelirler.Duyu organlarımız sürekli çalıştıkları için duyulara çok sayıda uyarıcı kayıt edilir. Diğer bir anlatımla duyusal kaydın kapasitesi çok geniştir fakat bilginin kalış süresi çok kısadır. Ancak dikkat ve algı süreçleri ile bu bilginin bir kısmı alınır ve kısa süreli belleğe gönderilir.

 Gözlerimizin önünde bir kalemi ya da parmağımızı sallarsak objeden geriye kalan gölgeyi farkederiz. Elimizle diğer kolumuza hafifçe vurursak, vurmayı hemen duyumsarız. Başka bir söylemle biz vurma ve kalem izini gerçek kalktıktan sonra duyumsarız. Bu durumlar, duyu girdisinin duyusal kayıtta çok kısa kaldığını göstermektedir.


 Duyu organlarımıza gelen uyarıcılar, alındığı duygu organına bağlı olarak farklı biçimlerde depolanırlar. Örneğin görme duyusuyla alınan uyarıcı fotoğraf gibi imaj biçiminde, işitme duyusu ile alınan uyarıcı ise ses örüntüleri biçiminde kayıt olur. Bilginin duyusal kayıtta korunma süresi duyu organına göre farklılık gösterir. Örneğin görme duyusu ile alınan bilginin bellekte bellekte kalma süresi bir saniyeden azdır. İşitme duyusuyla alınan bilgiler ise 2-3 saniye kalabilirler. Ayrıca uyarıcının şiddeti de (görüntünün parlaklığı, sesin yüksekliği vb.) uyarıcının duyusal kayıtta kalma süresini uzatır. Ancak hangi duyu olursa olsun süre oldukça kısadır.

 Duyusal kayıdın varlığı insan yaşamında kritik bir öneme sahiptir. Birey okuduğu ya da işittiği bir cümlenin sonu gelmeden başlangıçtaki sözleri unutsaydı cümleyi anlamlandırması olanaksız olurdu. Duyusal kayıdın kapasitesinin sınırsız olmasına karşın gerekli bilgiler işlenmezse kaybolur ya da varolan bilgi yeni bilgi tarafından itilir. Birey dikkat ve algı süreçleri yoluyla bu bilgiyi işleme şansına sahiptir. İşlenen bilgi bir sonraki sisteme yani kısa süreli belleğe geçer. Kısa süreli belleğin kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle işlenemeyen bilgi, duyusal kayıttan kaybolacaktır. 


Kaynakça:
http://psikolojist.blogcu.com/bellek-turleri-duyusal-kayit/2509865 
http://bilgiyelpazesi.com/egitim_ogretim/konu_anlatimli_dersler/gelisim_ve_ogrenme_ile_ilgili_konu_anlatimlar/duyusal_bellek_nedir_tanimi_anlami_ozellikleri.asp


 

27 Şubat 2016 Cumartesi

İnfografik İncelemesi


 İnfografikler, veri ya da bilgiyi görselleştirerek daha kolay öğrenilmesini sağlamaktadır. Bu yazımda iki infografik tasarımını inceleyeceğim.

İlk infografik örneğimiz sade ve kolay anlaşılır bir tasarıma sahip. İnfografiğimizin en başında ana başlık yer alıyor. Ana başlık ideal uzunlukta ve dikkat çekici niteliktedir.Başlığın yanında konu ile ilgili bir açıklma yapılmış. Ve sonra konu ile ilgili altbaşlıklar verilmiş ve konu ile ilgili gerçek yaşamı yansıtan örneklerle açıklanmış ve böylelikle bilginin anlaşılırlığı artmıştır.Öğelerin yerleşimi içerikle uyumlu ve sistematiktir. Yalın, okunabilir ve tek tip yazı tipi kullanılmış. Yazı rengi seçilirken metin-zemin ilişkisi gözetilmiş, anahtar kavramlar uyumlu olarak renklendirilmiştir. Satır aralarındaki boşluklar algılamayı kolaylaştıracak genişlikte, akıcı okumaya elverişli nitelikte infografiğin genelinde tutarlıdır. Kullanılan gerçekçiliği azaltılmış görsel içeriğin basit ve somut biçimde aktarılmasını sağlayacak nitelikte ve birbirleriyle uyumludur. Görsellerin okunmasını kolaylaştıracak etiketler ve ne ile ilgili olduklarını tanımlayan kısa açıklamalar görsellere yakın konumda ve birbirleriyle uyumlu niteliktedir.


 İkinci infografik örneğimiz de ise ana başlık ve yanındaki açıklama dikkat çekici nitelikte değildir. Öğelerin yerleşimi içerikle uyumlu ve algılamayı kolaylaştıracak bir sistematiğe sahiptir. Kavramlarla ilgili açıklamalar, içeriği yansıtmakta ve yeterli uzunluktadır. Yalın, okunabilir ve tek tip yazı tipi kullanılmış. Yazı rengi seçilirken metin-zemin ilişkisi gözetilmiştir. Satır aralarındaki boşluklar algılamayı kolaylaştıracak genişlikte, akıcı okumaya elverişli nitelikte infografiğin genelinde tutarlıdır.Ara başlıklar birbirleriyle uyumludur. İçerikteki bilgilerle alakalı resimlere yer verilmiştir. Ve böylelikle bilginin akılda daha kalıcı olması sağlanmıştır.

8 Aralık 2015 Salı

Öğrenme ve Öğretme Kuramları Dersi 9. Hafta

   Bu haftadaki dersimizde transfer kavramı üzerinde konuştuk.
Transfer: Bireyin daha önce öğrenmiş olduğu bir bilgiyi karşılaşılan yeni bir duruma aktarılması/uyarlanmasıdır. Öğrenme büyük ölçüde transfere bağlıdır.
Davranışçı olan Thordike, benzer durumlarda transfer gerçekleşir demiştir.Skinner ise genelleme ile transfer edilir demiştir.
Bilişselciler zihinsel işlevlerle transferi açıklamaya çalışmışlardır.
Yakın transfer, uzun transfer, alt düzey transfer, üst düzey transfer gibi transfer çeşitleri vardır. Uzun transfer yakın transfere göre daha fazla bilişsel çaba gerektirir. Davranışçılar yakın transfere daha yakındırlar.

Transfer üzerinde etkisi olan değişkenler;
  • Kodlama
  • Geri getirme düzeyi
  • Bağlam
Bilgileri anlamlı kodlarsak zihnimizde daha kalıcı olur. Daha iyi anlarsak daha iyi transfer ederiz.

Öğrenme ve Öğretme Kuramları Dersi 8. Hafta

  Bu Haftadaki dersimizde "yansıtıcı düşünme" kavramı üzerinde durduk.
Yansıtıcı düşünme kavramından önce düşünme kavramı üzerinde duralım, düşünme nedir?
Düşünme: Bireyin kendi anıları, yaşantılarıyla  ilişki kurarak bir durumu yorumlaması olarak tanımlanabilir.
Peki yansıtıcı düşünme nedir?
Yansıtıcı düşünmede geçmiş yaşantılardan ders çıkarma söz konusudur. Yani geçmişteki deneyimlerin geleceğe yansıtılmasıdır. Kişinin kendisiyle hesaplaşma biçimidir.Yansıtıcı düşünme becerisi olan bireyler daha kolay karar verir.

Yansıtıcı düşünme düzeyleri;
  • Raporlama
  • Yanıtlama
  • İlişkilendirme
  • Nedenleme
  • Yeniden yapılandırma 
Yansıtıcı düşünme ile transfer arasındaki ilişkiden bahsettik. Yansıtıcı düşünme bir tür transferdir. Fakat yansıtıcı düşünmede daha derin düşünmeye ihtiyacımız var. Transfer için iki durum yeterlidir ama yansıtıcı düşünme daha karmaşıktır.

17 Kasım 2015 Salı

Öğrenme ve Öğretme Kuramları Dersi 7. Hafta

  Bu hafta derste geçen hafta izlemiş olduğumuz beatbox merdiveni ve piyano notaları çıkaran merdivenin hangi kuramla alakalı olduğunu konuştuk.
  Beatbox merdiveninde bireyin bir nota bilmesine gerek yoktur içinden geldiği gibi müzik yapabilir. Fakat piyano notaları çıkaran merdivende bireyin nota bilmesi lazımdır. Beatbox sesi  çıkaran merdivenlerde birey doğuştan getirdiği özelliği kullanır. Yani içsel koşul vardır. İçsel koşulları olaya katmazsak devamı gelmez kısacası bilişsel olmaz. Bu yüzden piyano notası çıkaran merdivenlerde birey doğuştan getirdiği özelliği kullanamadığı için bilişsel değil, davranışçıdır. Beatbox sesi  çıkaran merdiven ise bilişseldir.

9 Kasım 2015 Pazartesi

Öğrenme ve Öğretme Kuramları Dersi 6. Hafta

Bu Haftadaki dersimizde "etkileşim" kavramı üzerinde durduk.
İlk olarak bir video izledik. Bu videoda insanlar normal merdiven yerine yürüyen merdiveni tercih ediyorlar.Her gün bu davranışı yapıyorlar.Bu davranışa bilmeden şartlanmışlar.İnsanların merdivenlerden çıkması için tabela koydular fakat pek fazla işe yaramadı.Daha sonra merdiven basamaklarına basıldığında beatbox sesleri çıkaran bir cihaz yerleştirdiler. Bu yöntem daha eğlenceli olduğu ve insanlar kendi istedikleri gibi müzik yapabildikleri için daha fazla kişi merdivenlerden çıkmaya başladı. Böylelikle insanların şartlandıkları bir davranışı değiştirmiş oldular.

Daha sonra ise etkileşimi etkileyen unsurları işledik.Bunlar;
  • Materyal (Formu, içeriği)
  • Materyali sunma/kullanma biçimi
  • dönüt
  • Öğrenen bireysel farklılıkları(İhtiyaç, ilgi, tutum, hazır bulunmuşluk, yaşantı...)
  • Öğretici(Sürece yaklaşımı, iletşim kurma biçimi)
  • Öğrenenin nerde olduğu(Grup içinde, bireysel,akran) vb.